Şehrinizi belirleyin Çar 4 Kas 2026 24 جمادى الأولى 1448 هـ Hicri 24 Cemaziyelevvel 1448
AllahServantsعباد الله
Türkçe Giriş Soru sor
Kur’anDinleNamaz vakitleriZekâtDualarSoru-cevapTopluluk Tüm araçlar Ramazan Kıble bulucu Hicri takvim Allah’ın 99 ismi Tesbih sayacı Kur’an PDF’leri Mealler Öğrenme kütüphanesi Kur’an’dan dualar Hafızlık yardımcısı Kaza namazları ve oruçları Hac ve Umre Sohbetler Etkinlikler ve ders halkaları Hakkımızda ve iletişim Kur’an’da ara Soru sor Giriş
51 / 114
الذاريات
Adh-Dhaariyat Suresi
Abdullah Basfer
Hafs an Âsım · Murattal
Dinlemeye hazır · 60 ayet

Adh-Dhaariyat

60 ayet · Abdullah Basfer, Hafs an Âsım
0:00Her 10 ayette bir çizgi--:--
mp3
Hız
Bitince
Uyku zamanlayıcısı
Sesi değiştir · Adh-Dhaariyat Suresi kesilmeden devam eder
Adh-Dhaariyat Suresi · tilaveti takip edin
Ayet zamanlamaları mp3quran.net’ten yükleniyor…
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
51:1
وَٱلذَّٰرِيَٰتِ ذَرْوًا۝١
Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.
51:2
فَٱلْحَٰمِلَٰتِ وِقْرًا۝٢
Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.
51:3
فَٱلْجَٰرِيَٰتِ يُسْرًا۝٣
Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.
51:4
فَٱلْمُقَسِّمَٰتِ أَمْرًا۝٤
Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.
51:5
إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَصَادِقٌ۝٥
Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.
51:6
وَإِنَّ ٱلدِّينَ لَوَٰقِعٌ۝٦
Esip savuran rüzgarlara, yağmur yüklü bulutlara, kolayca süzülen gemiler ve işleri yöneten meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyametin kopması şüphesiz gerçektir. Ödeşme günü gelecektir.
51:7
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلْحُبُكِ۝٧
İçinde yörüngeler bulunan göğe and olsun ki, ey inkarcılar, siz, şüphesiz aykırı görüştesiniz.
51:8
إِنَّكُمْ لَفِى قَوْلٍ مُّخْتَلِفٍ۝٨
İçinde yörüngeler bulunan göğe and olsun ki, ey inkarcılar, siz, şüphesiz aykırı görüştesiniz.
51:9
يُؤْفَكُ عَنْهُ مَنْ أُفِكَ۝٩
Bundan, dönebilecek kimseler döndürülür.
51:10
قُتِلَ ٱلْخَرَّٰصُونَ۝١٠
Yalancılığı itiyat edinenlerin, bilgisizliğe saplanıp kalanların canları çıksın!
51:11
ٱلَّذِينَ هُمْ فِى غَمْرَةٍ سَاهُونَ۝١١
Yalancılığı itiyat edinenlerin, bilgisizliğe saplanıp kalanların canları çıksın!
51:12
يَسْـَٔلُونَ أَيَّانَ يَوْمُ ٱلدِّينِ۝١٢
İşlerin karşılık göreceği günün zamanını sorarlar.
51:13
يَوْمَ هُمْ عَلَى ٱلنَّارِ يُفْتَنُونَ۝١٣
O, kendilerinin ateşte azap görecekleri gündür.
51:14
ذُوقُوا۟ فِتْنَتَكُمْ هَٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَسْتَعْجِلُونَ۝١٤
Onlara: "Azabınızı tadın; işte acele beklediğiniz bu idi" denir.
51:15
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ۝١٥
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini almış olarak bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi davrananlardı.
51:16
ءَاخِذِينَ مَآ ءَاتَىٰهُمْ رَبُّهُمْ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُحْسِنِينَ۝١٦
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiğini almış olarak bahçelerde ve pınar başlarındadırlar. Çünkü onlar, bundan önce iyi davrananlardı.
51:17
كَانُوا۟ قَلِيلًا مِّنَ ٱلَّيْلِ مَا يَهْجَعُونَ۝١٧
Onlar, geceleri az uyuyanlardı.
51:18
وَبِٱلْأَسْحَارِ هُمْ يَسْتَغْفِرُونَ۝١٨
Seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.
51:19
وَفِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّ لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ۝١٩
Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı, onu verirlerdi.
51:20
وَفِى ٱلْأَرْضِ ءَايَٰتٌ لِّلْمُوقِنِينَ۝٢٠
Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah'ın varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?
51:21
وَفِىٓ أَنفُسِكُمْ أَفَلَا تُبْصِرُونَ۝٢١
Kesin olarak inananlara, yeryüzünde ve kendi içinizde Allah'ın varlığına nice deliller vardır; görmez misiniz?
51:22
وَفِى ٱلسَّمَآءِ رِزْقُكُمْ وَمَا تُوعَدُونَ۝٢٢
Rızkınız da, size söz verilen azap da yukarıdan gelir.
51:23
فَوَرَبِّ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِنَّهُۥ لَحَقٌّ مِّثْلَ مَآ أَنَّكُمْ تَنطِقُونَ۝٢٣
Göğün ve yerin Rabbine and olsun ki bu, sizin konuşmanız kadar kesin ve gerçektir.
51:24
هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ ٱلْمُكْرَمِينَ۝٢٤
İbrahim'in ikram edilmiş konuklarının haberi sana geldi mi?
51:25
إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَٰمًا قَالَ سَلَٰمٌ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ۝٢٥
Onlar, İbrahim'in yanına girip: "Selam sana" demişlerdi, İbrahim de: "Selam size" demişti; içinden de, onların "tanınmamış bir topluluk" olduğunu geçirmişti.
51:26
فَرَاغَ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ فَجَآءَ بِعِجْلٍ سَمِينٍ۝٢٦
Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: "Yemez misiniz?" demişti.
51:27
فَقَرَّبَهُۥٓ إِلَيْهِمْ قَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ۝٢٧
Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: "Yemez misiniz?" demişti.
51:28
فَأَوْجَسَ مِنْهُمْ خِيفَةً قَالُوا۟ لَا تَخَفْ وَبَشَّرُوهُ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٍ۝٢٨
(Yemediklerini görünce) onlardan endişeye düştü; "Korkma" dediler ve ona bilgin bir oğul sahibi olacağını müjdelediler.
51:29
فَأَقْبَلَتِ ٱمْرَأَتُهُۥ فِى صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَقِيمٌ۝٢٩
Bunun üzerine karısı hayretle seslenerek geldi, elleriyle yüzünü kapayarak: "kısır bir kocakarı!" dedi.
51:30
قَالُوا۟ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْعَلِيمُ۝٣٠
Melekler: "Bu böyledir, Rabbin söylemiştir; doğrusu O, Hakim olandır, bilendir" dediler.
51:31
قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ۝٣١
İbrahim: "Ey Elçiler! Göreviniz nedir?" dedi.
51:32
قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ۝٣٢
Elçiler: "Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle görevlendirildik" dediler.
51:33
لِنُرْسِلَ عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن طِينٍ۝٣٣
Elçiler: "Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle görevlendirildik" dediler.
51:34
مُّسَوَّمَةً عِندَ رَبِّكَ لِلْمُسْرِفِينَ۝٣٤
Elçiler: "Suçlu bir milletin üzerine, Rabbinin katından işaretli olarak, aşırı gidenlere mahsus sert taşlar göndermekle görevlendirildik" dediler.
51:35
فَأَخْرَجْنَا مَن كَانَ فِيهَا مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ۝٣٥
Bunun üzerine, suçlu milletin arasında bulunan müminleri çıkardık.
51:36
فَمَا وَجَدْنَا فِيهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِّنَ ٱلْمُسْلِمِينَ۝٣٦
Zaten orada, kendini Allah'a vermiş sadece bir tek ev halkı bulduk.
51:37
وَتَرَكْنَا فِيهَآ ءَايَةً لِّلَّذِينَ يَخَافُونَ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ۝٣٧
Can yakıcı azabdan korkanlar için, o beldede bir işaret, bir kalıntı bıraktık.
51:38
وَفِى مُوسَىٰٓ إِذْ أَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ۝٣٨
Musa'nın başından geçenlerde de ibret vardır: Onu apaçık delille Firavun'a gönderdik.
51:39
فَتَوَلَّىٰ بِرُكْنِهِۦ وَقَالَ سَٰحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ۝٣٩
Firavun, erkaniyle birlikte hakdan yüz çevirdi; "sihirbazdır veya delidir" dedi.
51:40
فَأَخَذْنَٰهُ وَجُنُودَهُۥ فَنَبَذْنَٰهُمْ فِى ٱلْيَمِّ وَهُوَ مُلِيمٌ۝٤٠
Sonunda onu ve ordularını yakalayıp denize attık. O, kınanmayı haketmişti.
51:41
وَفِى عَادٍ إِذْ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمُ ٱلرِّيحَ ٱلْعَقِيمَ۝٤١
Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.
51:42
مَا تَذَرُ مِن شَىْءٍ أَتَتْ عَلَيْهِ إِلَّا جَعَلَتْهُ كَٱلرَّمِيمِ۝٤٢
Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.
51:43
وَفِى ثَمُودَ إِذْ قِيلَ لَهُمْ تَمَتَّعُوا۟ حَتَّىٰ حِينٍ۝٤٣
Semud milletinin başına gelende de ibret vardır: Onlara, "Bir süreye kadar zevklenin" denmişti.
51:44
فَعَتَوْا۟ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِمْ فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّٰعِقَةُ وَهُمْ يَنظُرُونَ۝٤٤
Onlar Rablerinin buyruğundan çıkmışlardı; bunun üzerine kendilerini gözleri göre göre yıldırım çarptı.
51:45
فَمَا ٱسْتَطَٰعُوا۟ مِن قِيَامٍ وَمَا كَانُوا۟ مُنتَصِرِينَ۝٤٥
Ayağa kalkacak güçleri kalmadı, yardım da görmediler.
51:46
وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَوْمًا فَٰسِقِينَ۝٤٦
Daha önce de Nuh milletini cezalandırmıştık. Çünkü onlar da yoldan çıkmış bir milletti.
51:47
وَٱلسَّمَآءَ بَنَيْنَٰهَا بِأَيْي۟دٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ۝٤٧
Göğü, gücümüzle Biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.
51:48
وَٱلْأَرْضَ فَرَشْنَٰهَا فَنِعْمَ ٱلْمَٰهِدُونَ۝٤٨
Yeryüzünü biz yayıp döşedik: Ne güzel döşeyiciyiz!
51:49
وَمِن كُلِّ شَىْءٍ خَلَقْنَا زَوْجَيْنِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ۝٤٩
İbret alasınız diye her şeyi çift çift yaratmışızdır.
51:50
فَفِرُّوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ إِنِّى لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ۝٥٠
De ki: "Öyleyse Allah'a koşusun; doğrusu ben sizi O'nun azabı ile açıkça uyaranım."
51:51
وَلَا تَجْعَلُوا۟ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ إِنِّى لَكُم مِّنْهُ نَذِيرٌ مُّبِينٌ۝٥١
"Allah'ın yanında başkasını tanrı kılmayın; doğrusu ben sizi O'nun azabı ile açıkça uyaranım."
51:52
كَذَٰلِكَ مَآ أَتَى ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا قَالُوا۟ سَاحِرٌ أَوْ مَجْنُونٌ۝٥٢
Onlardan öncekilere, herhangi bir peygamber gelince: "sihirbazdır" veya "Delidir" derlerdi.
51:53
أَتَوَاصَوْا۟ بِهِۦ بَلْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ۝٥٣
Öncekiler sonrakilere böyle mi vasiyet ettiler? Hayır; bunlar azgın bir millettir.
51:54
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَآ أَنتَ بِمَلُومٍ۝٥٤
Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin.
51:55
وَذَكِّرْ فَإِنَّ ٱلذِّكْرَىٰ تَنفَعُ ٱلْمُؤْمِنِينَ۝٥٥
Öğüt ver; doğrusu öğüt inananlara fayda verir.
51:56
وَمَا خَلَقْتُ ٱلْجِنَّ وَٱلْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ۝٥٦
Cinleri ve insanları ancak Bana kulluk etmeleri için yaratmışımdır.
51:57
مَآ أُرِيدُ مِنْهُم مِّن رِّزْقٍ وَمَآ أُرِيدُ أَن يُطْعِمُونِ۝٥٧
Onlardan bir rızık istemem; Beni doyurmalarını da istemem.
51:58
إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلرَّزَّاقُ ذُو ٱلْقُوَّةِ ٱلْمَتِينُ۝٥٨
Şüphesiz rızıklandıran da, güç ve kuvvet sahibi olan da Allah'tır.
51:59
فَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ذَنُوبًا مِّثْلَ ذَنُوبِ أَصْحَٰبِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ۝٥٩
Zulmedenlerin, geçmiş arkadaşlarının suçlarına benzer suçları vardır; cezalarını Benden acele istemesinler.
51:60
فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن يَوْمِهِمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ۝٦٠
Söz verilen günün azabından vay o inkar edenlere!
Türkçe · Diyanet İşleri · Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Sıradaki
Sonunda durur
52
At-Tur
49 ayet
الطور
53
An-Najm
62 ayet
النجم
54
Al-Qamar
55 ayet
القمر
55
Ar-Rahmaan
78 ayet
الرحمن
56
Al-Waaqia
96 ayet
الواقعة
57
Al-Hadid
29 ayet
الحديد
Diğer kârilerden Adh-Dhaariyat Suresi
Abdulrahman Alsudaes
Suudi Arabistan · Hafs · Murattal
Mishary Alafasi
Kuveyt · Hafs · Murattal
Maher Al Meaqli
Suudi Arabistan · Hafs · Murattal
Mohammed Siddiq Al-Minshawi
Mısır · Hafs · Murattal
İslam Subhi
Mısır · Hafs · Murattal
Bu kayıt hakkında
Kâri
Rivayet
Hafs an Âsım
Tarz
Murattal
Dosya
cdn.mp3quran.net/audio/abdullah-basfar/r1/051.mp3
Süre
Yüklenince gösterilir
Zamanlamalar
mp3quran.net ayet zamanlamaları
Ses: mp3quran.net, kâri: Abdullah Basfer. Kendi sunucularından akış olarak gelir, asla kopyalanmaz.
Adh-Dhaariyat Suresi’ni meallerle okuyun
Siz gezinirken dinleme sürer: alttaki mini oynatıcı her sayfada sizinle gelir.