Şehrinizi belirleyin Cum 6 Kas 2026 26 جمادى الأولى 1448 هـ Hicri 26 Cemaziyelevvel 1448
AllahServantsعباد الله
Türkçe Giriş Soru sor
Kur’anDinleNamaz vakitleriZekâtDualarSoru-cevapTopluluk Tüm araçlar Ramazan Kıble bulucu Hicri takvim Allah’ın 99 ismi Tesbih sayacı Kur’an PDF’leri Mealler Öğrenme kütüphanesi Kur’an’dan dualar Hafızlık yardımcısı Kaza namazları ve oruçları Hac ve Umre Sohbetler Etkinlikler ve ders halkaları Hakkımızda ve iletişim Kur’an’da ara Soru sor Giriş
54 / 114
القمر
Al-Qamar Suresi
Mohammad Saayed
Verş an Nâfi · Murattal
Dinlemeye hazır · 55 ayet

Al-Qamar

55 ayet · Mohammad Saayed, Verş an Nâfi
0:00Tam sure · mp3--:--
mp3
Hız
Bitince
Uyku zamanlayıcısı
Sesi değiştir · Al-Qamar Suresi kesilmeden devam eder
Al-Qamar Suresi · tilaveti takip edin
Vurgulanmıyor: metin Hafs, bu kaydın rivayeti ise Verş
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
54:1
ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ۝١
Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: "Süregelen bir sihir" derler.
54:2
وَإِن يَرَوْا۟ ءَايَةً يُعْرِضُوا۟ وَيَقُولُوا۟ سِحْرٌ مُّسْتَمِرٌّ۝٢
Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: "Süregelen bir sihir" derler.
54:3
وَكَذَّبُوا۟ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُمْ وَكُلُّ أَمْرٍ مُّسْتَقِرٌّ۝٣
Yalanlarlar da kendi heveslerine uyarlar. Ama her işin karar kılacağı bir sonucu vardır.
54:4
وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّنَ ٱلْأَنۢبَآءِ مَا فِيهِ مُزْدَجَرٌ۝٤
And olsun ki, onları bu hallerinden vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.
54:5
حِكْمَةٌۢ بَٰلِغَةٌ فَمَا تُغْنِ ٱلنُّذُرُ۝٥
Bu haberlerin her birinde üstün hikmet vardır; ama uyarmalar fayda vermiyor.
54:6
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ يَوْمَ يَدْعُ ٱلدَّاعِ إِلَىٰ شَىْءٍ نُّكُرٍ۝٦
Öyleyse onlardan yüz çevir; çağıran, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün;
54:7
خُشَّعًا أَبْصَٰرُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ كَأَنَّهُمْ جَرَادٌ مُّنتَشِرٌ۝٧
Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: "Bu, zorlu bir gündür" derler.
54:8
مُّهْطِعِينَ إِلَى ٱلدَّاعِ يَقُولُ ٱلْكَٰفِرُونَ هَٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ۝٨
Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: "Bu, zorlu bir gündür" derler.
54:9
كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا۟ عَبْدَنَا وَقَالُوا۟ مَجْنُونٌ وَٱزْدُجِرَ۝٩
Bu ortak koşanlardan önce Nuh milleti de yalanlamış, kulumuzu yalanlayarak: "Delidir" demişlerdi, yolu kesilmişti.
54:10
فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنِّى مَغْلُوبٌ فَٱنتَصِرْ۝١٠
O da: "Ben yenildim, bana yardım et" diye Rabbine yalvarmıştı.
54:11
فَفَتَحْنَآ أَبْوَٰبَ ٱلسَّمَآءِ بِمَآءٍ مُّنْهَمِرٍ۝١١
Biz de bunun üzerine gök kapılarını boşanan sularla açtık.
54:12
وَفَجَّرْنَا ٱلْأَرْضَ عُيُونًا فَٱلْتَقَى ٱلْمَآءُ عَلَىٰٓ أَمْرٍ قَدْ قُدِرَ۝١٢
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık; her iki su, takdir edilen bir ölçüye göre birleşti.
54:13
وَحَمَلْنَٰهُ عَلَىٰ ذَاتِ أَلْوَٰحٍ وَدُسُرٍ۝١٣
Onu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh'a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.
54:14
تَجْرِى بِأَعْيُنِنَا جَزَآءً لِّمَن كَانَ كُفِرَ۝١٤
Onu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh'a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.
54:15
وَلَقَد تَّرَكْنَٰهَآ ءَايَةً فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ۝١٥
And olsun ki Biz, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık; öğüt alan yok mudur?
54:16
فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ۝١٦
Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
54:17
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ۝١٧
And olsun ki Kuran'ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
54:18
كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ۝١٨
Ad milleti peygamberini yalanlamıştı; Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
54:19
إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِى يَوْمِ نَحْسٍ مُّسْتَمِرٍّ۝١٩
Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.
54:20
تَنزِعُ ٱلنَّاسَ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ مُّنقَعِرٍ۝٢٠
Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.
54:21
فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ۝٢١
Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
54:22
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ۝٢٢
And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
54:23
كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِٱلنُّذُرِ۝٢٣
Semud milleti uyaran peygamberleri yalanladı.
54:24
فَقَالُوٓا۟ أَبَشَرًا مِّنَّا وَٰحِدًا نَّتَّبِعُهُۥٓ إِنَّآ إِذًا لَّفِى ضَلَٰلٍ وَسُعُرٍ۝٢٤
"İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir" dediler.
54:25
أَءُلْقِىَ ٱلذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنۢ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ أَشِرٌ۝٢٥
"İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir" dediler.
54:26
سَيَعْلَمُونَ غَدًا مَّنِ ٱلْكَذَّابُ ٱلْأَشِرُ۝٢٦
Yarın, kimin pek yalancı ve şımarık olduğunu bileceklerdir.
54:27
إِنَّا مُرْسِلُوا۟ ٱلنَّاقَةِ فِتْنَةً لَّهُمْ فَٱرْتَقِبْهُمْ وَٱصْطَبِرْ۝٢٧
Doğrusu, onları denemek üzere dişi deveyi gönderen Biziz. Salih'e şöyle demiştik: "Onları gözetle ve sabret;
54:28
وَنَبِّئْهُمْ أَنَّ ٱلْمَآءَ قِسْمَةٌۢ بَيْنَهُمْ كُلُّ شِرْبٍ مُّحْتَضَرٌ۝٢٨
Onlara, sıralarına göre suyun kendileriyle o deve aralarında pay edilmiş olunduğunu söyle."
54:29
فَنَادَوْا۟ صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَ۝٢٩
Ama bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.
54:30
فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ۝٣٠
Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
54:31
إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَكَانُوا۟ كَهَشِيمِ ٱلْمُحْتَظِرِ۝٣١
Nitekim üzerlerine bir çığlık gönderdik de, ağılcıların kullandığı kurumuş ot gibi oldular.
54:32
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ۝٣٢
And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
54:33
كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍۭ بِٱلنُّذُرِ۝٣٣
Lut milleti uyaran peygamberleri yalanladı.
54:34
إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ نَّجَّيْنَٰهُم بِسَحَرٍ۝٣٤
Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut'un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.
54:35
نِّعْمَةً مِّنْ عِندِنَا كَذَٰلِكَ نَجْزِى مَن شَكَرَ۝٣٥
Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut'un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.
54:36
وَلَقَدْ أَنذَرَهُم بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا۟ بِٱلنُّذُرِ۝٣٦
Lut, and olsun ki, onları Bizim yakalamamızla uyarmıştı, ama onlar uyarmaları şüphe ile karşılayarak dinlemediler.
54:37
وَلَقَدْ رَٰوَدُوهُ عَن ضَيْفِهِۦ فَطَمَسْنَآ أَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ۝٣٧
And olsun ki, onlar Lut'un konukları olan melekleri elde etmeye kalkıştılar, bunun üzerine gözlerini kör ettik. "Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.
54:38
وَلَقَدْ صَبَّحَهُم بُكْرَةً عَذَابٌ مُّسْتَقِرٌّ۝٣٨
And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi.
54:39
فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ۝٣٩
"Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.
54:40
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ۝٤٠
And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
54:41
وَلَقَدْ جَآءَ ءَالَ فِرْعَوْنَ ٱلنُّذُرُ۝٤١
And olsun ki, Firavun erkanına uyaranlar geldi.
54:42
كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كُلِّهَا فَأَخَذْنَٰهُمْ أَخْذَ عَزِيزٍ مُّقْتَدِرٍ۝٤٢
Mucizelerimizin hepsini yalanladılar. Bunun üzerine onları güç ve kuvvet sahibi olana yakışır bir şekilde yakaladık.
54:43
أَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِّنْ أُو۟لَٰٓئِكُمْ أَمْ لَكُم بَرَآءَةٌ فِى ٱلزُّبُرِ۝٤٣
Sizin inkarcılarınız bunlardan daha mı üstündür? Yoksa Kitablarda size bir kurtuluş belgesi mi var?
54:44
أَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَمِيعٌ مُّنتَصِرٌ۝٤٤
Yoksa: "Biz öç alabilecek bir topluluğuz" mu diyorlar?
54:45
سَيُهْزَمُ ٱلْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ ٱلدُّبُرَ۝٤٥
Toplulukları dağıtılacak, yüzgeri edileceklerdir.
54:46
بَلِ ٱلسَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَٱلسَّاعَةُ أَدْهَىٰ وَأَمَرُّ۝٤٦
Kıyamet onların azap ile vadedildikleri gündür. O ne korkunç, ne acı bir gündür!
54:47
إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى ضَلَٰلٍ وَسُعُرٍ۝٤٧
Doğrusu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
54:48
يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِى ٱلنَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ ذُوقُوا۟ مَسَّ سَقَرَ۝٤٨
Ateşe yüzüstü sürüldükleri gün, onlara: "Cehennemin dokunan azabını tadın" denir.
54:49
إِنَّا كُلَّ شَىْءٍ خَلَقْنَٰهُ بِقَدَرٍ۝٤٩
Şüphesiz Biz her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.
54:50
وَمَآ أَمْرُنَآ إِلَّا وَٰحِدَةٌ كَلَمْحٍۭ بِٱلْبَصَرِ۝٥٠
Bizim buyruğumuz bir göz kırpması gibi anidir.
54:51
وَلَقَدْ أَهْلَكْنَآ أَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ۝٥١
And olsun ki, benzerlerinizi yok etti, öğüt alan yok mudur?
54:52
وَكُلُّ شَىْءٍ فَعَلُوهُ فِى ٱلزُّبُرِ۝٥٢
İnsanların yaptıkları her şey kitablarda kayıtlıdır.
54:53
وَكُلُّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ مُّسْتَطَرٌ۝٥٣
Küçük ve büyük, hepsi satır satırdır.
54:54
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَنَهَرٍ۝٥٤
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, güçlü hükümdarın katında, yüksek bir derecede, cennetlerde ferahlık ve aydınlık içindedirler.
54:55
فِى مَقْعَدِ صِدْقٍ عِندَ مَلِيكٍ مُّقْتَدِرٍۭ۝٥٥
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, güçlü hükümdarın katında, yüksek bir derecede, cennetlerde ferahlık ve aydınlık içindedirler.
Türkçe · Diyanet İşleri · Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Sıradaki
Sonunda durur
55
Ar-Rahmaan
78 ayet
الرحمن
56
Al-Waaqia
96 ayet
الواقعة
57
Al-Hadid
29 ayet
الحديد
58
Al-Mujaadila
22 ayet
المجادلة
59
Al-Hashr
24 ayet
الحشر
60
Al-Mumtahana
13 ayet
الممتحنة
Diğer kârilerden Al-Qamar Suresi
Abdulrahman Alsudaes
Suudi Arabistan · Hafs · Murattal
Mishary Alafasi
Kuveyt · Hafs · Murattal
Maher Al Meaqli
Suudi Arabistan · Hafs · Murattal
Mohammed Siddiq Al-Minshawi
Mısır · Hafs · Murattal
Mahmoud Khalil Al-Hussary
Mısır · Hafs · Murattal
Bu kayıt hakkında
Kâri
Rivayet
Verş an Nâfi
Tarz
Murattal
Dosya
cdn.mp3quran.net/audio/muhammad-saayed/r1/054.mp3
Süre
Yüklenince gösterilir
Zamanlamalar
Kullanılmıyor: gösterilen metin Hafs
Ses: mp3quran.net, kâri: Mohammad Saayed. Kendi sunucularından akış olarak gelir, asla kopyalanmaz.
Al-Qamar Suresi’ni meallerle okuyun
Siz gezinirken dinleme sürer: alttaki mini oynatıcı her sayfada sizinle gelir.