Şehrinizi belirleyin Per 5 Kas 2026 25 جمادى الأولى 1448 هـ Hicri 25 Cemaziyelevvel 1448
AllahServantsعباد الله
Türkçe Giriş Soru sor
Kur’anDinleNamaz vakitleriZekâtDualarSoru-cevapTopluluk Tüm araçlar Ramazan Kıble bulucu Hicri takvim Allah’ın 99 ismi Tesbih sayacı Kur’an PDF’leri Mealler Öğrenme kütüphanesi Kur’an’dan dualar Hafızlık yardımcısı Kaza namazları ve oruçları Hac ve Umre Sohbetler Etkinlikler ve ders halkaları Hakkımızda ve iletişim Kur’an’da ara Soru sor Giriş
Ev Kur’an 20. Sure
135 ayetMekkî Sayfa 312–321 Cüz 16

سُورَةُ طه

20. Taa-Haa
Mishary Alafasi · ayet ayet, her ayet okunurken vurgulanır (EveryAyah.com)
Mushaf
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
طه۝١
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Ta, Ha.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
مَآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْقُرْءَانَ لِتَشْقَىٰٓ۝٢
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Kuran'ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
إِلَّا تَذْكِرَةً لِّمَن يَخْشَىٰ۝٣
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Kuran'ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
تَنزِيلًا مِّمَّنْ خَلَقَ ٱلْأَرْضَ وَٱلسَّمَٰوَٰتِ ٱلْعُلَى۝٤
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Kuran'ı sana, sıkıntıya düşeşin diye değil, ancak Allah'tan korkanlara bir öğüt ve yeri ve yüce gökleri yaratanın katından bir Kitap olarak indirdik.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
ٱلرَّحْمَٰنُ عَلَى ٱلْعَرْشِ ٱسْتَوَىٰ۝٥
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Rahman arşa hükmetmektedir.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَمَا تَحْتَ ٱلثَّرَىٰ۝٦
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Göklerde ve yerde, her ikisi arasında ve toprağın altında bulunanlar O'nundur.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَإِن تَجْهَرْ بِٱلْقَوْلِ فَإِنَّهُۥ يَعْلَمُ ٱلسِّرَّ وَأَخْفَى۝٧
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Sen sözü istersen açığa vur, şüphesiz O gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilir.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ لَهُ ٱلْأَسْمَآءُ ٱلْحُسْنَىٰ۝٨
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah'tan başka tanrı yoktur, en güzel isimler O'nundur.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَهَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ۝٩
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa'nın başından geçen olay sana geldi mi?
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
إِذْ رَءَا نَارًا فَقَالَ لِأَهْلِهِ ٱمْكُثُوٓا۟ إِنِّىٓ ءَانَسْتُ نَارًا لَّعَلِّىٓ ءَاتِيكُم مِّنْهَا بِقَبَسٍ أَوْ أَجِدُ عَلَى ٱلنَّارِ هُدًى۝١٠
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
O, bir ateş görmüştü de, ailesine: "Durun, ben bir ateş gördüm, ya ondan size bir kor getirir, ya da ateşin yanında bir yol gösteren bulurum" demişti.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَلَمَّآ أَتَىٰهَا نُودِىَ يَٰمُوسَىٰٓ۝١١
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa ateşin yanına gelince: "Ey Musa!" diye seslenildi:
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
إِنِّىٓ أَنَا۠ رَبُّكَ فَٱخْلَعْ نَعْلَيْكَ إِنَّكَ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى۝١٢
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Ben şüphesiz senin Rabbinim; ayağındakileri çıkar; çünkü sen, kutsal bir vadi olan Tuva'dasın."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَأَنَا ٱخْتَرْتُكَ فَٱسْتَمِعْ لِمَا يُوحَىٰٓ۝١٣
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Ben seni seçtim; artık vahyolunanları dinle."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
إِنَّنِىٓ أَنَا ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّآ أَنَا۠ فَٱعْبُدْنِى وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ لِذِكْرِىٓ۝١٤
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Şüphesiz Ben Allah'ım, Benden başka tanrı yoktur; Bana kulluk et; Beni anmak için namaz kıl."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
إِنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ أَكَادُ أُخْفِيهَا لِتُجْزَىٰ كُلُّ نَفْسٍۭ بِمَا تَسْعَىٰ۝١٥
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Herkes işlediğinin karşılığını görsün diye, zamanını gizli tuttuğum kıyamet mutlaka gelecektir.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَلَا يَصُدَّنَّكَ عَنْهَا مَن لَّا يُؤْمِنُ بِهَا وَٱتَّبَعَ هَوَىٰهُ فَتَرْدَىٰ۝١٦
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Buna inanmayan ve hevesine uyan kimse seni ondan alıkoymasın, yoksa helak olursun."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَمَا تِلْكَ بِيَمِينِكَ يَٰمُوسَىٰ۝١٧
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Ey Musa! Sağ elindeki nedir?"
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ هِىَ عَصَاىَ أَتَوَكَّؤُا۟ عَلَيْهَا وَأَهُشُّ بِهَا عَلَىٰ غَنَمِى وَلِىَ فِيهَا مَـَٔارِبُ أُخْرَىٰ۝١٨
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "O benim değneğimdir, ona dayanırım, onunla davarıma yaprak silkerim, ondan daha birçok işlerde faydalanırım" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ أَلْقِهَا يَٰمُوسَىٰ۝١٩
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah: "Ey Musa! Bırak onu" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَأَلْقَىٰهَا فَإِذَا هِىَ حَيَّةٌ تَسْعَىٰ۝٢٠
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Bırakınca, değnek hemen, koşan bir yılan oluverdi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ خُذْهَا وَلَا تَخَفْ سَنُعِيدُهَا سِيرَتَهَا ٱلْأُولَىٰ۝٢١
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah: "Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَٱضْمُمْ يَدَكَ إِلَىٰ جَنَاحِكَ تَخْرُجْ بَيْضَآءَ مِنْ غَيْرِ سُوٓءٍ ءَايَةً أُخْرَىٰ۝٢٢
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah: "Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
لِنُرِيَكَ مِنْ ءَايَٰتِنَا ٱلْكُبْرَى۝٢٣
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah: "Onu al, korkma; biz onu yine eski durumuna çevireceğiz. Daha büyük mucizelerimizi sana göstermemiz için elini koltuğunun altına koy da, diğer bir mucize olarak, kusursuz, bembeyaz çıksın" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ۝٢٤
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Firavun'a git, doğrusu o azmıştır."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ رَبِّ ٱشْرَحْ لِى صَدْرِى۝٢٥
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَيَسِّرْ لِىٓ أَمْرِى۝٢٦
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَٱحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِى۝٢٧
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
يَفْقَهُوا۟ قَوْلِى۝٢٨
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَٱجْعَل لِّى وَزِيرًا مِّنْ أَهْلِى۝٢٩
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
هَٰرُونَ أَخِى۝٣٠
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
ٱشْدُدْ بِهِۦٓ أَزْرِى۝٣١
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَأَشْرِكْهُ فِىٓ أَمْرِى۝٣٢
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
كَىْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا۝٣٣
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَنَذْكُرَكَ كَثِيرًا۝٣٤
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
إِنَّكَ كُنتَ بِنَا بَصِيرًا۝٣٥
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Rabbim! Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ailemden kardeşim Harun'u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu görevimde ortak kıl ki Seni daha çok tesbih edelim ve çokça analım. Şüphesiz Sen bizi görmektesin" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ قَدْ أُوتِيتَ سُؤْلَكَ يَٰمُوسَىٰ۝٣٦
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah: "Ey Musa! İstediğin sana verildi" dedi, "Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa'yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَيْكَ مَرَّةً أُخْرَىٰٓ۝٣٧
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah: "Ey Musa! İstediğin sana verildi" dedi, "Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa'yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
إِذْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰٓ أُمِّكَ مَا يُوحَىٰٓ۝٣٨
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah: "Ey Musa! İstediğin sana verildi" dedi, "Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa'yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
أَنِ ٱقْذِفِيهِ فِى ٱلتَّابُوتِ فَٱقْذِفِيهِ فِى ٱلْيَمِّ فَلْيُلْقِهِ ٱلْيَمُّ بِٱلسَّاحِلِ يَأْخُذْهُ عَدُوٌّ لِّى وَعَدُوٌّ لَّهُۥ وَأَلْقَيْتُ عَلَيْكَ مَحَبَّةً مِّنِّى وَلِتُصْنَعَ عَلَىٰ عَيْنِىٓ۝٣٩
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah: "Ey Musa! İstediğin sana verildi" dedi, "Zaten sana başka bir defa da iyilikte bulunmuş ve annene vahyedilmesi gerekeni vahyetmiştik: Musa'yı bir sandığa koy da suya bırak; su onu kıyıya atar, Bana da, ona da düşman olan biri onu alır. Ey Musa! Gözümün önünde yetişesin diye seni sevimli kıldım."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
إِذْ تَمْشِىٓ أُخْتُكَ فَتَقُولُ هَلْ أَدُلُّكُمْ عَلَىٰ مَن يَكْفُلُهُۥ فَرَجَعْنَٰكَ إِلَىٰٓ أُمِّكَ كَىْ تَقَرَّ عَيْنُهَا وَلَا تَحْزَنَ وَقَتَلْتَ نَفْسًا فَنَجَّيْنَٰكَ مِنَ ٱلْغَمِّ وَفَتَنَّٰكَ فُتُونًا فَلَبِثْتَ سِنِينَ فِىٓ أَهْلِ مَدْيَنَ ثُمَّ جِئْتَ عَلَىٰ قَدَرٍ يَٰمُوسَىٰ۝٤٠
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Kızkardeşin Firavun'un sarayına giderek: "Ona bakacak birini size göstereyim mi?" diyordu. Böylece, annen üzülmesin, sevinsin diye, seni ona iade etmiştik. Sen bir cana kıymıştın, seni üzüntüden kurtarmış ve seni birçok musibetlerle denemiştik. Bunun için, Medyen halkı arasında yıllarca kalmıştın. Sonra, ey Musa, peygamberlik görevini yüklenecek bir yaşa gelince dönüp geldin.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَٱصْطَنَعْتُكَ لِنَفْسِى۝٤١
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Seni kendim için ayırdım.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
ٱذْهَبْ أَنتَ وَأَخُوكَ بِـَٔايَٰتِى وَلَا تَنِيَا فِى ذِكْرِى۝٤٢
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Sen ve kardeşin, ayetlerimle gidin; beni anmakta gevşek davranmayın.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
ٱذْهَبَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ۝٤٣
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Firavun'a gidin, doğrusu o azmıştır.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَقُولَا لَهُۥ قَوْلًا لَّيِّنًا لَّعَلَّهُۥ يَتَذَكَّرُ أَوْ يَخْشَىٰ۝٤٤
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Ona yumuşak söz söyleyin, belki öğüt dinler veya korkar.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَا رَبَّنَآ إِنَّنَا نَخَافُ أَن يَفْرُطَ عَلَيْنَآ أَوْ أَن يَطْغَىٰ۝٤٥
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa ve kardeşi: "Rabbimiz! Onun bize kötülük etmesinden veya azgınlığının artmasından korkarız" dediler.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ لَا تَخَافَآ إِنَّنِى مَعَكُمَآ أَسْمَعُ وَأَرَىٰ۝٤٦
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: "Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَأْتِيَاهُ فَقُولَآ إِنَّا رَسُولَا رَبِّكَ فَأَرْسِلْ مَعَنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَا تُعَذِّبْهُمْ قَدْ جِئْنَٰكَ بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّكَ وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىٰ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلْهُدَىٰٓ۝٤٧
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: "Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
إِنَّا قَدْ أُوحِىَ إِلَيْنَآ أَنَّ ٱلْعَذَابَ عَلَىٰ مَن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ۝٤٨
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah: Korkmayın, dedi; Ben sizinle beraberim; görür ve işitirim. Ona gidin şöyle söyleyin: "Doğrusu biz senin Rabbinin elçileriyiz. İsrailoğullarını bizimle beraber gönder, onlara azabetme; Rabbinden sana bir mucize getirdik; selam, doğru yolda gidene olsun! Doğrusu bize, yalanlayıp sırt çevirene azap edileceği vahyolundu."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ فَمَن رَّبُّكُمَا يَٰمُوسَىٰ۝٤٩
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Firavun: "Musa! Rabbiniz kimdir?" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ رَبُّنَا ٱلَّذِىٓ أَعْطَىٰ كُلَّ شَىْءٍ خَلْقَهُۥ ثُمَّ هَدَىٰ۝٥٠
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Rabbimiz, her şeye ayrı bir özellik veren, sonra doğru yola eriştirendir" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ فَمَا بَالُ ٱلْقُرُونِ ٱلْأُولَىٰ۝٥١
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Firavun: "Öyleyse önceki nesillerin durumu ne oluyor?" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ عِلْمُهَا عِندَ رَبِّى فِى كِتَٰبٍ لَّا يَضِلُّ رَبِّى وَلَا يَنسَى۝٥٢
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Onların bilgisi Rabbimin katında yazılıdır. Rabbim şaşırmaz ve unutmaz." dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ مَهْدًا وَسَلَكَ لَكُمْ فِيهَا سُبُلًا وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّن نَّبَاتٍ شَتَّىٰ۝٥٣
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Sizin için yeryüzünü döşeyen, yollar açan, gökten su indiren O'dur. Biz o su ile türlü türlü, çift çift bitkiler yetiştirdik.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
كُلُوا۟ وَٱرْعَوْا۟ أَنْعَٰمَكُمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ۝٥٤
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
İster yiyin, ister hayvanlarınızı otlatın, onlarda akıl sahipleri için şüphesiz dersler vardır.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
مِنْهَا خَلَقْنَٰكُمْ وَفِيهَا نُعِيدُكُمْ وَمِنْهَا نُخْرِجُكُمْ تَارَةً أُخْرَىٰ۝٥٥
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Sizi yerden yarattık, oraya döndüreceğiz, sizi tekrar oradan çıkaracağız.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَلَقَدْ أَرَيْنَٰهُ ءَايَٰتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَأَبَىٰ۝٥٦
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
And olsun ki Firavun'a bütün delillerimizi gösterdik de yalan sayıp kabulden çekindi ve: "Ey Musa! Sihirbazlığınla bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin? Şimdi biz de seninkinin benzeri bir sihri sana göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayinet ki sen de biz de düz bir yerde bulunalım da caymayalım" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ أَجِئْتَنَا لِتُخْرِجَنَا مِنْ أَرْضِنَا بِسِحْرِكَ يَٰمُوسَىٰ۝٥٧
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
And olsun ki Firavun'a bütün delillerimizi gösterdik de yalan sayıp kabulden çekindi ve: "Ey Musa! Sihirbazlığınla bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin? Şimdi biz de seninkinin benzeri bir sihri sana göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayinet ki sen de biz de düz bir yerde bulunalım da caymayalım" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَلَنَأْتِيَنَّكَ بِسِحْرٍ مِّثْلِهِۦ فَٱجْعَلْ بَيْنَنَا وَبَيْنَكَ مَوْعِدًا لَّا نُخْلِفُهُۥ نَحْنُ وَلَآ أَنتَ مَكَانًا سُوًى۝٥٨
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
And olsun ki Firavun'a bütün delillerimizi gösterdik de yalan sayıp kabulden çekindi ve: "Ey Musa! Sihirbazlığınla bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin? Şimdi biz de seninkinin benzeri bir sihri sana göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayinet ki sen de biz de düz bir yerde bulunalım da caymayalım" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ مَوْعِدُكُمْ يَوْمُ ٱلزِّينَةِ وَأَن يُحْشَرَ ٱلنَّاسُ ضُحًى۝٥٩
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Buluşma zamanımız sizin bayram gününüzde, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَتَوَلَّىٰ فِرْعَوْنُ فَجَمَعَ كَيْدَهُۥ ثُمَّ أَتَىٰ۝٦٠
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Firavun döndü, tuzaklarını toplayıp o gün geldi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ لَهُم مُّوسَىٰ وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُم بِعَذَابٍ وَقَدْ خَابَ مَنِ ٱفْتَرَىٰ۝٦١
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa onlara: "Size yazıklar olsun! Allah'a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azabla yok eder. Allah'a iftira eden hüsrana uğrar" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَتَنَٰزَعُوٓا۟ أَمْرَهُم بَيْنَهُمْ وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّجْوَىٰ۝٦٢
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Sihirbazlar işi aralarında tartıştılar ve konuşmalarını gizli tuttular.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالُوٓا۟ إِنْ هَٰذَٰنِ لَسَٰحِرَٰنِ يُرِيدَانِ أَن يُخْرِجَاكُم مِّنْ أَرْضِكُم بِسِحْرِهِمَا وَيَذْهَبَا بِطَرِيقَتِكُمُ ٱلْمُثْلَىٰ۝٦٣
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa ile Harun'u göstererek: "Bu iki sihirbaz, sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak, sizin en üstün dininizi ortadan kaldırmak istiyorlar; onun için tuzaklarınızı bir araya getirin, sonra sırayla gelin. Bugün üstün gelen başarıya erecektir" dediler.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَأَجْمِعُوا۟ كَيْدَكُمْ ثُمَّ ٱئْتُوا۟ صَفًّا وَقَدْ أَفْلَحَ ٱلْيَوْمَ مَنِ ٱسْتَعْلَىٰ۝٦٤
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa ile Harun'u göstererek: "Bu iki sihirbaz, sihirleriyle sizi yurdunuzdan çıkarmak, sizin en üstün dininizi ortadan kaldırmak istiyorlar; onun için tuzaklarınızı bir araya getirin, sonra sırayla gelin. Bugün üstün gelen başarıya erecektir" dediler.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالُوا۟ يَٰمُوسَىٰٓ إِمَّآ أَن تُلْقِىَ وَإِمَّآ أَن نَّكُونَ أَوَّلَ مَنْ أَلْقَىٰ۝٦٥
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Ey Musa! Marifetini ya sen ortaya koy, ya da önce biz koyalım" dediler.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
قَالَ بَلْ أَلْقُوا۟ فَإِذَا حِبَالُهُمْ وَعِصِيُّهُمْ يُخَيَّلُ إِلَيْهِ مِن سِحْرِهِمْ أَنَّهَا تَسْعَىٰ۝٦٦
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Siz koyun" dedi. Hemen, değnekleri ve ipleri, sihirleri yüzünden, Musa'ya sanki yürüyorlarmış gibi geldi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَأَوْجَسَ فِى نَفْسِهِۦ خِيفَةً مُّوسَىٰ۝٦٧
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Bu yüzden Musa içinde bir korku hissetti.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قُلْنَا لَا تَخَفْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْأَعْلَىٰ۝٦٨
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Korkma, sen muhakkak daha üstünsün" dedik.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَأَلْقِ مَا فِى يَمِينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُوٓا۟ إِنَّمَا صَنَعُوا۟ كَيْدُ سَٰحِرٍ وَلَا يُفْلِحُ ٱلسَّاحِرُ حَيْثُ أَتَىٰ۝٦٩
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Sağ elindekini at da onların yaptıklarını yutsun, yaptıkları sadece sihirbaz düzenidir. Sihirbaz nereden gelirse gelsin başarı kazanamaz."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سُجَّدًا قَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِرَبِّ هَٰرُونَ وَمُوسَىٰ۝٧٠
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Sonunda sihirbazlar: "Biz Musa ve Harun'un Rabbine inandık" deyip secdeye kapandılar.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ ءَامَنتُمْ لَهُۥ قَبْلَ أَنْ ءَاذَنَ لَكُمْ إِنَّهُۥ لَكَبِيرُكُمُ ٱلَّذِى عَلَّمَكُمُ ٱلسِّحْرَ فَلَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُم مِّنْ خِلَٰفٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ فِى جُذُوعِ ٱلنَّخْلِ وَلَتَعْلَمُنَّ أَيُّنَآ أَشَدُّ عَذَابًا وَأَبْقَىٰ۝٧١
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Firavun "Ben size izin vermeden mi O'na inandınız? Doğrusu size sihri öğreten, büyüğünüz odur. And olsun ki, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sizi hurma kütüklerine asacağım. Hangimizin azabının daha çetin ve daha devamlı olduğunu bileceksiniz" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالُوا۟ لَن نُّؤْثِرَكَ عَلَىٰ مَا جَآءَنَا مِنَ ٱلْبَيِّنَٰتِ وَٱلَّذِى فَطَرَنَا فَٱقْضِ مَآ أَنتَ قَاضٍ إِنَّمَا تَقْضِى هَٰذِهِ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَآ۝٧٢
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
İman eden sihirbazlar: "Seni, gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacağız. Ne hüküm vereceksen ver. Sen, ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin. Doğrusu biz, yanılmalarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri bağışlaması için Rabbimize iman ettik. Allah'ın vereceği mükafat daha iyi ve daha devamlıdır" dediler.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
إِنَّآ ءَامَنَّا بِرَبِّنَا لِيَغْفِرَ لَنَا خَطَٰيَٰنَا وَمَآ أَكْرَهْتَنَا عَلَيْهِ مِنَ ٱلسِّحْرِ وَٱللَّهُ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰٓ۝٧٣
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
İman eden sihirbazlar: "Seni, gelen apaçık mucizelere ve bizi yaratana üstün tutmayacağız. Ne hüküm vereceksen ver. Sen, ancak bu dünya hayatına hükmedebilirsin. Doğrusu biz, yanılmalarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri bağışlaması için Rabbimize iman ettik. Allah'ın vereceği mükafat daha iyi ve daha devamlıdır" dediler.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
إِنَّهُۥ مَن يَأْتِ رَبَّهُۥ مُجْرِمًا فَإِنَّ لَهُۥ جَهَنَّمَ لَا يَمُوتُ فِيهَا وَلَا يَحْيَىٰ۝٧٤
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Rabbine suçlu olarak gelen bilsin ki, cehennem onun içindir. Orada ne ölür, ne yaşar.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَمَن يَأْتِهِۦ مُؤْمِنًا قَدْ عَمِلَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱلدَّرَجَٰتُ ٱلْعُلَىٰ۝٧٥
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Rabbine inanmış ve yararlı iş yaparak gelenlere, işte onlara, en üstün dereceler, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları Adn cennetleri vardır. Bu, arınanların mükafatıdır.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
جَنَّٰتُ عَدْنٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَذَٰلِكَ جَزَآءُ مَن تَزَكَّىٰ۝٧٦
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Rabbine inanmış ve yararlı iş yaparak gelenlere, işte onlara, en üstün dereceler, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları Adn cennetleri vardır. Bu, arınanların mükafatıdır.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَلَقَدْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَسْرِ بِعِبَادِى فَٱضْرِبْ لَهُمْ طَرِيقًا فِى ٱلْبَحْرِ يَبَسًا لَّا تَخَٰفُ دَرَكًا وَلَا تَخْشَىٰ۝٧٧
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
And olsun ki Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yürüt, denizde onlara kuru bir yol aç, batmaktan ve düşmanların yetişmesinden korkma, endişe etme" diye vahyettik.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ بِجُنُودِهِۦ فَغَشِيَهُم مِّنَ ٱلْيَمِّ مَا غَشِيَهُمْ۝٧٨
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Firavun, ordusuyla onları takip etti, deniz de onları içine alıverdi, hem de ne alış!
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَأَضَلَّ فِرْعَوْنُ قَوْمَهُۥ وَمَا هَدَىٰ۝٧٩
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Firavun, milletini saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
يَٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ قَدْ أَنجَيْنَٰكُم مِّنْ عَدُوِّكُمْ وَوَٰعَدْنَٰكُمْ جَانِبَ ٱلطُّورِ ٱلْأَيْمَنَ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكُمُ ٱلْمَنَّ وَٱلسَّلْوَىٰ۝٨٠
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Ey İsrailoğulları! Sizleri düşmanınızdan kurtardık, Tur'un sağ yanını size vadettik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
كُلُوا۟ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقْنَٰكُمْ وَلَا تَطْغَوْا۟ فِيهِ فَيَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبِى وَمَن يَحْلِلْ عَلَيْهِ غَضَبِى فَقَدْ هَوَىٰ۝٨١
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Size verdiğimiz rızıkların temizlerinden yiyin, bunda aşırı gitmeyin ki gazabımı haketmeyesiniz. Gazabımı hakeden kimse muhakkak mahvolur.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَإِنِّى لَغَفَّارٌ لِّمَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا ثُمَّ ٱهْتَدَىٰ۝٨٢
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Doğrusu Ben, tevbe edeni, inanıp yararlı iş işleyerek doğru yola gireni bağışlarım.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَمَآ أَعْجَلَكَ عَن قَوْمِكَ يَٰمُوسَىٰ۝٨٣
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Musa! Seni milletinden daha çabuk gelmeye sevkeden nedir?" dedik.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ هُمْ أُو۟لَآءِ عَلَىٰٓ أَثَرِى وَعَجِلْتُ إِلَيْكَ رَبِّ لِتَرْضَىٰ۝٨٤
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Onlar ardımdadır, Rabbim! Hoşnut olman için Sana acele geldim" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ فَإِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنۢ بَعْدِكَ وَأَضَلَّهُمُ ٱلسَّامِرِىُّ۝٨٥
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah: "Doğrusu Biz, senden sonra milletini sınadık; Samiri onları saptırdı" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَرَجَعَ مُوسَىٰٓ إِلَىٰ قَوْمِهِۦ غَضْبَٰنَ أَسِفًا قَالَ يَٰقَوْمِ أَلَمْ يَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْدًا حَسَنًا أَفَطَالَ عَلَيْكُمُ ٱلْعَهْدُ أَمْ أَرَدتُّمْ أَن يَحِلَّ عَلَيْكُمْ غَضَبٌ مِّن رَّبِّكُمْ فَأَخْلَفْتُم مَّوْعِدِى۝٨٦
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa, milletine kızgın ve üzgün olarak döndü. "Ey milletim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmadı mı? Uzun bir zaman mı geçti, yoksa Rabbinizin gazabına mı uğramak istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالُوا۟ مَآ أَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلَٰكِنَّا حُمِّلْنَآ أَوْزَارًا مِّن زِينَةِ ٱلْقَوْمِ فَقَذَفْنَٰهَا فَكَذَٰلِكَ أَلْقَى ٱلسَّامِرِىُّ۝٨٧
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Onlar: "Sana verdiğimiz sözden kendi başımıza caymadık. O milletin ziynet eşyasından bize yükler dolusu taşıtıldı. Biz onları ateşe attık, aynı şekilde Samiri de attı" dediler.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَأَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَّهُۥ خُوَارٌ فَقَالُوا۟ هَٰذَآ إِلَٰهُكُمْ وَإِلَٰهُ مُوسَىٰ فَنَسِىَ۝٨٨
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Bunun üzerine Samiri onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya koydu. O ve adamları: "Bu sizin de Musa'nın da tanrısıdır, ama o unuttu" dediler.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
أَفَلَا يَرَوْنَ أَلَّا يَرْجِعُ إِلَيْهِمْ قَوْلًا وَلَا يَمْلِكُ لَهُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا۝٨٩
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Görmüyorlar mıydı ki, o heykel onlara ne söz söyleyebilir, ne zarar ve ne de fayda verebilirdi?
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هَٰرُونُ مِن قَبْلُ يَٰقَوْمِ إِنَّمَا فُتِنتُم بِهِۦ وَإِنَّ رَبَّكُمُ ٱلرَّحْمَٰنُ فَٱتَّبِعُونِى وَأَطِيعُوٓا۟ أَمْرِى۝٩٠
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
And olsun ki, Harun da onlara önceden: "Ey milletim! Siz bu buzağı ile sınanıyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman'dır. Bana uyun, emrime itaat edin" demişti.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالُوا۟ لَن نَّبْرَحَ عَلَيْهِ عَٰكِفِينَ حَتَّىٰ يَرْجِعَ إِلَيْنَا مُوسَىٰ۝٩١
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Musa bize dönene kadar buna sarılmaktan vazgeçmeyeceğiz" demişlerdi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ يَٰهَٰرُونُ مَا مَنَعَكَ إِذْ رَأَيْتَهُمْ ضَلُّوٓا۟۝٩٢
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa gelince: "Harun! Onların sapıttığını görünce seni benim yolumdan gitmekten alıkoyan nedir? Benim emrime karşı mı geldin?" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
أَلَّا تَتَّبِعَنِ أَفَعَصَيْتَ أَمْرِى۝٩٣
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa gelince: "Harun! Onların sapıttığını görünce seni benim yolumdan gitmekten alıkoyan nedir? Benim emrime karşı mı geldin?" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ يَبْنَؤُمَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَتِى وَلَا بِرَأْسِىٓ إِنِّى خَشِيتُ أَن تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْلِى۝٩٤
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Harun: "Ey Annemoğlu! Saçımdan sakalımdan tutma; doğrusu İsrailoğulları arasına ayrılık koydun, sözüme bakmadın demenden korktum" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَٰسَٰمِرِىُّ۝٩٥
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Ey Samiri! Ya senin yaptığın nedir?" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ بَصُرْتُ بِمَا لَمْ يَبْصُرُوا۟ بِهِۦ فَقَبَضْتُ قَبْضَةً مِّنْ أَثَرِ ٱلرَّسُولِ فَنَبَذْتُهَا وَكَذَٰلِكَ سَوَّلَتْ لِى نَفْسِى۝٩٦
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Samiri: "Onların görmedikleri bir şey gördüm ve o sana gelen elçinin bastığı yerden bir avuç avuçladım. Bunu ziynet eşyasının eritildiği potaya attım. Nefsim böyle yaptırdı" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ فَٱذْهَبْ فَإِنَّ لَكَ فِى ٱلْحَيَوٰةِ أَن تَقُولَ لَا مِسَاسَ وَإِنَّ لَكَ مَوْعِدًا لَّن تُخْلَفَهُۥ وَٱنظُرْ إِلَىٰٓ إِلَٰهِكَ ٱلَّذِى ظَلْتَ عَلَيْهِ عَاكِفًا لَّنُحَرِّقَنَّهُۥ ثُمَّ لَنَنسِفَنَّهُۥ فِى ٱلْيَمِّ نَسْفًا۝٩٧
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Musa: "Defol! Doğrusu artık hayatta, "Bana dokunmayın!" demenden başka yapacağın yoktur. Senin için asla kaçamayacağın bir ceza daha vardır. Durup üzerinde titrediğin tanrına bak, onu yakacağız, sonra denize dökeceğiz" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
إِنَّمَآ إِلَٰهُكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ وَسِعَ كُلَّ شَىْءٍ عِلْمًا۝٩٨
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Sizin Tanrınız, ancak, O'ndan başka tanrı olmayan Allah'tır. İlmi her şeyi içine almıştır.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
كَذَٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ أَنۢبَآءِ مَا قَدْ سَبَقَ وَقَدْ ءَاتَيْنَٰكَ مِن لَّدُنَّا ذِكْرًا۝٩٩
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Geçmiş olayları sana böyle anlatırız. Katımızdan sana da bir Kitap verdik; kim ondan yüz çevirirse bilsin ki kıyamet günü bir günah yükü yüklenecektir.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
مَّنْ أَعْرَضَ عَنْهُ فَإِنَّهُۥ يَحْمِلُ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ وِزْرًا۝١٠٠
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Geçmiş olayları sana böyle anlatırız. Katımızdan sana da bir Kitap verdik; kim ondan yüz çevirirse bilsin ki kıyamet günü bir günah yükü yüklenecektir.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
خَٰلِدِينَ فِيهِ وَسَآءَ لَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ حِمْلًا۝١٠١
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Devamlı bu günahın azabında kalacaklar. Kıyamet günü onlar için ne kötüdür bu yük!
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ وَنَحْشُرُ ٱلْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍ زُرْقًا۝١٠٢
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Sura üflendiği gün, işte o gün, suçluları gözleri korkudan göğermiş olarak toplarız.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
يَتَخَٰفَتُونَ بَيْنَهُمْ إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا عَشْرًا۝١٠٣
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Siz dünyada sadece on gün eğleştiniz" diye, aralarında saklı saklı konuşurlar.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
نَّحْنُ أَعْلَمُ بِمَا يَقُولُونَ إِذْ يَقُولُ أَمْثَلُهُمْ طَرِيقَةً إِن لَّبِثْتُمْ إِلَّا يَوْمًا۝١٠٤
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Aralarında konuştuklarını Biz daha iyi biliriz. En akıllıları: "Sadece bir gün eğleştiniz" der.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْجِبَالِ فَقُلْ يَنسِفُهَا رَبِّى نَسْفًا۝١٠٥
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًا۝١٠٦
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
لَّا تَرَىٰ فِيهَا عِوَجًا وَلَآ أَمْتًا۝١٠٧
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
يَوْمَئِذٍ يَتَّبِعُونَ ٱلدَّاعِىَ لَا عِوَجَ لَهُۥ وَخَشَعَتِ ٱلْأَصْوَاتُ لِلرَّحْمَٰنِ فَلَا تَسْمَعُ إِلَّا هَمْسًا۝١٠٨
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
يَوْمَئِذٍ لَّا تَنفَعُ ٱلشَّفَٰعَةُ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَرَضِىَ لَهُۥ قَوْلًا۝١٠٩
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
O gün Rahman'ın izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِهِۦ عِلْمًا۝١١٠
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah onların geçmişlerini de, geleceklerini de bilir. Onların hiçbirinin ilmi ise O'nu kuşatamaz.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَعَنَتِ ٱلْوُجُوهُ لِلْحَىِّ ٱلْقَيُّومِ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا۝١١١
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
İnsanlar, diri ve her an yaratıklarını gözetip duran Allah'a boyun eğmiştir. Yükü zulüm olan kimse ise hüsrana uğramıştır.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَمَن يَعْمَلْ مِنَ ٱلصَّٰلِحَٰتِ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَا يَخَافُ ظُلْمًا وَلَا هَضْمًا۝١١٢
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
İnanmış olarak, yararlı işler işleyen kimse, haksızlıktan ve hakkının yeneceğinden korkmaz.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَٰهُ قُرْءَانًا عَرَبِيًّا وَصَرَّفْنَا فِيهِ مِنَ ٱلْوَعِيدِ لَعَلَّهُمْ يَتَّقُونَ أَوْ يُحْدِثُ لَهُمْ ذِكْرًا۝١١٣
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
İşte Kuran'ı, Arapça okunmak üzere indirdik, onda tehditleri türlü türlü açıkladık ki belki sakınırlar yahut onlara ibret verir.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَتَعَٰلَى ٱللَّهُ ٱلْمَلِكُ ٱلْحَقُّ وَلَا تَعْجَلْ بِٱلْقُرْءَانِ مِن قَبْلِ أَن يُقْضَىٰٓ إِلَيْكَ وَحْيُهُۥ وَقُل رَّبِّ زِدْنِى عِلْمًا۝١١٤
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Gerçek hükümdar olan Allah Yüce'dir. Kuran sana vahyedilirken, vahy bitmezden önce, unutmamak için, tekrarda acele edip durma, "Rabbim! ilmimi artır" de.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
وَلَقَدْ عَهِدْنَآ إِلَىٰٓ ءَادَمَ مِن قَبْلُ فَنَسِىَ وَلَمْ نَجِدْ لَهُۥ عَزْمًا۝١١٥
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
And olsun ki daha önce "Adem'e secde edin" demiştik; İblis'ten başka hepsi secde etmiş, o çekinmişti.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَإِذْ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِـَٔادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰ۝١١٦
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَقُلْنَا يَٰٓـَٔادَمُ إِنَّ هَٰذَا عَدُوٌّ لَّكَ وَلِزَوْجِكَ فَلَا يُخْرِجَنَّكُمَا مِنَ ٱلْجَنَّةِ فَتَشْقَىٰٓ۝١١٧
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
إِنَّ لَكَ أَلَّا تَجُوعَ فِيهَا وَلَا تَعْرَىٰ۝١١٨
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَأَنَّكَ لَا تَظْمَؤُا۟ فِيهَا وَلَا تَضْحَىٰ۝١١٩
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Ey Adem! Doğrusu bu, senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَوَسْوَسَ إِلَيْهِ ٱلشَّيْطَٰنُ قَالَ يَٰٓـَٔادَمُ هَلْ أَدُلُّكَ عَلَىٰ شَجَرَةِ ٱلْخُلْدِ وَمُلْكٍ لَّا يَبْلَىٰ۝١٢٠
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Ama şeytan ona vesvese verip: "Ey Adem! Sana sonsuzluk ağacını ve çökmesi olmayan bir saltanatı göstereyim mi?" dedi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَأَكَلَا مِنْهَا فَبَدَتْ لَهُمَا سَوْءَٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِن وَرَقِ ٱلْجَنَّةِ وَعَصَىٰٓ ءَادَمُ رَبَّهُۥ فَغَوَىٰ۝١٢١
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvesinden yedi, ayıp yerleri görünüverdi. Cennet yapraklarıyla örtünmeye koyuldular. Adem, Rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
ثُمَّ ٱجْتَبَٰهُ رَبُّهُۥ فَتَابَ عَلَيْهِ وَهَدَىٰ۝١٢٢
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Rabbi yine de onu seçip tevbesini kabul etti, ona doğru yolu gösterdi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ ٱهْبِطَا مِنْهَا جَمِيعًۢا بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّى هُدًى فَمَنِ ٱتَّبَعَ هُدَاىَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقَىٰ۝١٢٣
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Onlara şöyle dedi: "Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Elbet size Benden bir yol gösteren gelir; Benim yoluma uyan ne sapar ve ne de bedbaht olur."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَمَنْ أَعْرَضَ عَن ذِكْرِى فَإِنَّ لَهُۥ مَعِيشَةً ضَنكًا وَنَحْشُرُهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ أَعْمَىٰ۝١٢٤
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Benim Kitap'ımdan yüz çeviren bilsin ki onun dar bir geçimi olur ve kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَنِىٓ أَعْمَىٰ وَقَدْ كُنتُ بَصِيرًا۝١٢٥
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
O zaman: "Rabbim! Beni niçin kör olarak haşrettin, oysa ben gören bir kimseydim" der.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قَالَ كَذَٰلِكَ أَتَتْكَ ءَايَٰتُنَا فَنَسِيتَهَا وَكَذَٰلِكَ ٱلْيَوْمَ تُنسَىٰ۝١٢٦
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Allah: "Böyledir, ayetlerimiz sana gelmişti de sen onları unutmuştun, bugün de öylece unutulursun" der.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى مَنْ أَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنۢ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَشَدُّ وَأَبْقَىٰٓ۝١٢٧
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
İşte haddi aşanları, Rabbinin ayetlerine inanmayanları böylece cezalandıracağız. Hem, ahiretin azabı bu dünya azabından daha şiddetli ve daha devamlıdır.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
أَفَلَمْ يَهْدِ لَهُمْ كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنَ ٱلْقُرُونِ يَمْشُونَ فِى مَسَٰكِنِهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّأُو۟لِى ٱلنُّهَىٰ۝١٢٨
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Onları yerlerinde gezdikleri, kendilerinden önce yok etmiş olduğumuz bunca nesiller doğru yola sevketmedi mi? Doğrusu bunlarda akıl sahipleri için ibretler vardır.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَكَانَ لِزَامًا وَأَجَلٌ مُّسَمًّى۝١٢٩
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Eğer Rabbinin verilmiş bir sözü ve tayin ettiği bir süre olmasaydı, hemen azaba uğrarlardı.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
فَٱصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ ٱلشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا وَمِنْ ءَانَآئِ ٱلَّيْلِ فَسَبِّحْ وَأَطْرَافَ ٱلنَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضَىٰ۝١٣٠
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Onların dediklerine sabret; güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et; gece saatlerinde ve gündüzleri de tesbih et ki Rabbinin rızasına eresin.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ زَهْرَةَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ فِيهِ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَأَبْقَىٰ۝١٣١
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Kendilerini sınamak için, dünya hayatının süsü olarak bol bol geçimlik verdiğimiz kimselere sakın göz dikme, Rabbinin rızkı daha iyi ve daha devamlıdır.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَأْمُرْ أَهْلَكَ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱصْطَبِرْ عَلَيْهَا لَا نَسْـَٔلُكَ رِزْقًا نَّحْنُ نَرْزُقُكَ وَٱلْعَٰقِبَةُ لِلتَّقْوَىٰ۝١٣٢
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de onda devamlı ol. Biz senden rızık istemiyoruz, sana rızık veren Biziz. Sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanındır.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَقَالُوا۟ لَوْلَا يَأْتِينَا بِـَٔايَةٍ مِّن رَّبِّهِۦٓ أَوَلَمْ تَأْتِهِم بَيِّنَةُ مَا فِى ٱلصُّحُفِ ٱلْأُولَىٰ۝١٣٣
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
"Rabbinden bize bir mucize getirseydi ya" derler. Onlara, önceki Kitablarda bulunan belgeler gelmedi mi?
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
وَلَوْ أَنَّآ أَهْلَكْنَٰهُم بِعَذَابٍ مِّن قَبْلِهِۦ لَقَالُوا۟ رَبَّنَا لَوْلَآ أَرْسَلْتَ إِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ مِن قَبْلِ أَن نَّذِلَّ وَنَخْزَىٰ۝١٣٤
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Eğer onları ondan önce bir azaba uğratarak yok etseydik: "Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmazdan önce ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı?" diyeceklerdi.
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
قُلْ كُلٌّ مُّتَرَبِّصٌ فَتَرَبَّصُوا۟ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ أَصْحَٰبُ ٱلصِّرَٰطِ ٱلسَّوِىِّ وَمَنِ ٱهْتَدَىٰ۝١٣٥
Türkçe · Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
De ki: "Herkes gözlemektedir, siz de gözleyin. Şüphesiz düz yolun sahiplerinin kimler olduğunu ve kimlerin doğru yolda bulunduğunu bileceksiniz."
Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Dilleri karşılaştır
Kâri
Tek tıkla değiştirin
Mishary Alafasi · ayet ayet, her ayet okunurken vurgulanır (EveryAyah.com)
Bitince
Mealler · 1
Diyanet İşleriYalnızca ticari olmayan
Türkçe · Tanzil.net kopyası · tanzil.net/trans · ticari olmayan kullanım
Ayete git
Okuma durumunuz

Yer imlerinizi, notlarınızı ve okuma planınızı saklamak için e-postanızla giriş yapın.

Giriş
Metin: Tanzil Osmanî 1.1, tanzil.net; Kral Fahd Kompleksi metniyle karşılaştırılarak doğrulandı. Meallerin kaynakları her ayette belirtilir.